Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü tarafından "Anadolu’daki Bereket, Birikim ve Beceri" mottosuyla hayata geçirilen Anadoludakiler Projesi kapsamında düzenlenen Anadoludakiler Kooperatifçilik Kampı, Kapadokya Üniversitesi mesken sahipliğinde başladı.
20-24 Temmuz tarihleri arasında Kapadokya Üniversitesi Mustafapaşa Yerleşkesi’nde gerçekleştirilecek kampın eğitim programı üniversite tarafından yürütülüyor. Kooperatifleri, mahallî girişimcileri, üreticileri ve alanında uzman isimleri bir araya getiren kampın açılışı Oktay Sinanoğlu Fuaye Alanı’nda gerçekleştirildi.
Programın açılışında konuşan Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, kooperatifçiliğin sadece birlikte üretmek ya da kâr etmekten ibaret olmadığını belirterek, "Mesele yalnızca birlikte üretmek ya da kâr etmek değil; birlikte öğrenmek, birlikte yönetmek, birlikte yürümek, markalaşmak ve birlikte dünya piyasalarında yer almaktır. Türkiye’nin bu hususta çok büyük tarihi birikimi var. Vakıf medeniyetinin ve ahilik geleneğinin devamcılarıyız. Kooperatifçilik bizim için dışarıdan ithal edilmiş bir model değil, medeniyet hafızamızda yer alan bir yaklaşımdır" dedi.
Kalkınmanın artık büyükşehirlerden başlamadığına dikkat çeken Karasar, mahallî eserlerini koruyan, bayanların üretime katıldığı, gençlerin yaşadıkları bölgeyi terk etmek zorunda kalmadığı, kültürel mirasını iktisada kazandıran ve doğal kaynaklarını sürdürülebilir formda kullanan bölgelerin geleceği kazandığını tabir etti.
Karasar, günümüzde kalkınmanın temel kavramlarının yerellik, dayanıklılık, sürdürülebilirlik, iş birliği ve karşılıklı itimat olduğunu belirterek, "Kooperatifçilik bu beş temel kavramın kesişim noktasıdır" diye konuştu.
Programda konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek ise Anadolu’nun sahip olduğu üretim gücü ve kültürel zenginliğin gereğince fark edilmediğini söyledi.
"Anadoludakiler, Anadolu’nun ikinci keşfidir" diyen Şimşek, Türkiye’nin binlerce endemik bitki çeşidine ve çok sayıda coğrafik işaretli esere sahip olduğunu belirtti.
Anadolu’nun kuvvetli coğrafik kurallarının üretim kültürünü geliştirdiğini söz eden Şimşek, "Bu coğrafyada hayatta kalabilmek için üretimde dönüşüm gerekiyordu. Buğday un oldu, un ekmeğe dönüştü. Her birinin arkasında jenerasyondan nesile aktarılan büyük bir bilgi ve tecrübe bulunuyor" dedi.
Kalkınmada asıl sorunun "Ne üretmeliyiz?" değil, "Ürettiğimiz pahası bulunduğu yerde nasıl büyütebiliriz?" olması gerektiğini vurgulayan Şimşek, katma bedelin sırf sanayi üretimiyle değil; örgütlenme, kalite, inanç, markalaşma, hikâyeleştirme, ambalajlama, kontrol ve kolektif üretim anlayışıyla da artırılabileceğini kaydetti.
Beş gün sürecek kampta kooperatifçilik, markalaşma, pazarlama, lokal kalkınma, sürdürülebilir üretim ve girişimcilik hususlarında eğitimler ile uygulamalı çalışmalar gerçekleştirilecek. Program kapsamında iştirakçiler, alanında uzman akademisyenler ve dal temsilcileriyle bir araya gelerek tecrübe paylaşımında bulunacaklar.
Anlık Sivas Haber