Sivas'ın simge yapılarından olan ve Selçuklu döneminden günümüze miras kalan tarihi Ulu Cami'de kapsamlı restorasyon çalışmaları tüm hızıyla sürüyor. "Anadolu'nun Pisa Kulesi" olarak bilinen Eğri Minare'nin güçlendirildiği çalışmalarda, caminin çatısındaki 1200 tonluk beton yükü kaldırılarak tarihi yapının nefes alması ve özgün dokusunun korunması sağlandı.
1200 Ton Beton Kaldırıldı, Yapı Nefes Aldı
Selçuklu mimarisinin en nadide örneklerinden biri olan Ulu Cami, asırlara meydan okuyan duruşunu geleceğe güvenle taşımak için titiz bir restorasyon sürecinden geçiyor. Uzman ekipler tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında ilk ve en kritik adım, yapının üzerinde yılların tahribatıyla ve eski yanlış müdahalelerle oluşan devasa ağırlığın alınması oldu.
Caminin çatısından tam 1200 ton beton kontrollü bir şekilde kaldırılarak, tarihi yapının üzerindeki yıkıcı statik yük azaltıldı. Bu hayati müdahale sayesinde özgün mimari dokunun korunması yönünde dev bir adım atıldı.
800 Yıldır Böylesi Görülmedi: Eğri Minare Güçlendiriliyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtlarına göre 1196-1197 yıllarında Kızılarslan Bin İbrahim tarafından Kul Ahi’ye yaptırılan ve 1212'de İzzeddin Keykavus tarafından onarılan eşsiz eserin, 1213 yılında inşa edilen minaresi de elden geçiriliyor.
İnşası sırasında kuzey rüzgarları hesaplanarak 1 metre 10 santimetre eğimle yapılan ve bu nedenle "Eğri Minare" adını alan yapıda kritik güçlendirme çalışmaları gerçekleştiriliyor. Yaklaşık 800 yıldır bu denli kapsamlı bir restorasyon görmediği belirtilen tuğla örgülü ve sekizgen kaideli minarenin zaman içinde zarar gören, kırılan veya düşen çinileri, uzman restoratörler tarafından tek tek ele alınarak onarılıyor ve uygun görülen parçalar hassasiyetle eski yerlerine yerleştiriliyor.
Çevre Düzenlemesiyle Tarihi Silüet Açığa Çıkacak
Restorasyon projesi sadece yapının ana gövdesiyle sınırlı kalmayıp çevresel entegrasyonu da kapsıyor. Çalışmalar dahilinde Ulu Cami'nin çevresinde peyzaj ve düzenleme adımları atılacak.
Tuvaletlerin yerinin mevcut alandan değiştirilmesi ve çevredeki zemin kot seviyesinin düşürülmesi planlanıyor. Bu peyzaj müdahaleleriyle birlikte, Ulu Cami'nin asırlık mimari yapısının çok daha heybetli ve görünür hale getirilmesi hedefleniyor.